Kırsal Alanda Kadının Güçlendirilmesi Ulusal Eylem Planı (2012-2016) Yürürlüğe Girdi…

24 Haziran 2013 Yazan  

      

Bakanlığımız tarafından 1′i ulusal 9′u bölgesel düzeyde düzenlenmiş olan “Kırsal Alanda Kadın Çalıştayları” sonuçları doğrultusunda, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve kadın çiftçilerin katkıları ile “Kırsal Alanda Kadının Güçlendirilmesi Ulusal Eylem Planı” hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir.

Kırsal alanda kadının güçlendirilmesi için kadının sahip olduğu güçlerinin ortaya çıkarılması ve yoksulluk, eğitim, sağlık, tarımsal üretim, girişimcilik, pazarlama, örgütlenme, sosyal güvenlik gibi güçlenmeyi güvence altına alacak birçok faktöre ilişkin sorunların çözümlenmesi gerekmektedir.

Kadınların yoksullaşmalarındaki en önemli faktörlerden birisini toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikler oluşturmaktadır. Özellikle kırsal kesimde aile reisliği, toprak sahipliği, mülk yönetmeyle, iş kurma ve yürütmedeki toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikler ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, stratejiler geliştiri- lirken, haklar temelinde ve güçlendirici bir yaklaşım benimsenmelidir.

Kırsal kesimdeki yoksul kadınlar içinde dezavantajlı grupları özellikle; yaşlılar, işsizler, düşük ücret- liler, mevsimlik, gezici, geçici tarım işçileri, hasta ve engelliler, topraksızlar ve küçük toprak sahipleri ve yalnız yaşayanlar oluşturmaktadır.

Kırsal alanda yoksulluğun giderilmesi için yalnızca kadınların yaşamlarını kolaylaştırıcı ve gereksin- melerine yanıt arayan kısa vadeli sorunlarını çözmeye yönelik bir yaklaşım yerine, yapısal, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine ve stratejik gereksinimlerine yönelik uzun vadeli politikaların geliştirilmesi ve uygulanması önemlidir.

Kırsal alanda kadının gerek istihdama katılmasını, gerek girişimciliğini, gerekse toplumsal statüsünü etkileyen en önemli unsurlardan biri eğitimdir. Kadınlar açısından  özellikle örgün eğitime katılım ve eğitimin sürdürülmesinde önemli sorunlar yaşanmaktadır. Toplumda kadının eğitimi önünde  engel oluşturan yanlış inanış, örf ve âdetlerin toplum üzerinde etkisini azaltmak için tüm ilgili kamu kurum ve kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde bulunularak toplumun bilinçlendirilmesi önem taşımaktadır.

Kadınların eğitime teşvikinde medya ve toplum önderlerinin etkin rol oynaması; kız çocuklarının örgün eğitime katılmaları, kadınların okur-yazarlık kurslarına katılımlarının artırılabilmesi için önemlidir. Ayrıca bu konuda yapılacak eğitimler kırsal alandaki erkeklerin de bilinçlendirilmesine yarar sağlayacaktır.

Sağlık olanakları açısından kırsal ve kentsel alanlarda önemli fırsat ve erişim eşitsizlikleri bulunmak- tadır. Bu durum, kırsal alandaki kadının toplum ve özel yaşamın tüm alanlarına aktif katılımda bulun- masını bile etkileyebilmektedir.

Kırsal alandaki kadının sağlık sorunlarının çözümlenebilmesi için öncelikle genelde tüm bireylerin, özelde kırsal alandaki kadınların sağlık güvencesine sahip olabilmeleri önem taşımaktadır.

Kadının  kırsal  alanda  üstlendiği  en  önemli  rol,  tarımsal  üretimdir.  Tarımsal  üretimin  yaklaşık

%50’sini gerçekleştiren kadınlar aynı zamanda Türkiye’de kadın istihdamının yarısını oluşturmaktadır. Üretimin külfetine katılan kadınlar ne yazık ki, nimetlerinden yararlanamamaktadır. Kırsal alanda tarım kesiminde istihdam edilen kadınların çoğunluğu marjinal işlerde yoğunlaşmakta ve ücretsiz aile işçisi konumunda  yer almaktadır.

Tüm  dünyada  olduğu gibi Türkiye’de de  kırdan kente  göç  arttıkça ve makineleşme düzeyi yükseldikçe tarımsal üretimde statüsü yüksek, sermaye-yoğun, teknoloji-yoğun işler erkekler tarafından yapılırken, statüsü düşük, emek-yoğun işler çoğunlukla kadınlara kalmaktadır.

Tarım kesimindeki kadınların üretime katılım düzeyleri, ailenin sahip olduğu arazi ve hayvan varlı- ğına, gelire ve ürün desenine göre değişmektedir. Ancak, tarımda mekanizasyon düzeyi artıkça kadın tarımsal üretimden kopmakta ve çalışma potansiyeli ev kadınlığına yönelmektedir. Az topraklı ve top- raksız ailelerde kadınlar mevsimlik işçilik başta olmak üzere bitkisel ve hayvansal üretimin her aşama- sına katılmaktadır. Kırsal alanda kadının emek  yoğunluğu sadece  tarımsal üretimde değil, aynı zamanda  hane içinde de çok yüksektir.

Tarımda iş gücünü gelire dönüştürebilen kadın oranı oldukça sınırlıdır. Gelire dönüştürülebilen iş gücü,  ev kadınları  arasında  bağ-bahçe  ve tarlada  çalışılarak  elde  edilen  ürünün  pazarlanması şeklindedir. Geleneksel bakış açısı ve egemen toplumsal baskı nedeniyle kadın ve genç kızlar arasında bir işyerinde emeğini kiralama olgusu neredeyse yok gibidir. Bu kategoriye giren kiralama şekli, hanesi ile mevsimlik işçiliğe giden kadınlar, dul kalması nedeniyle ev geçimini üstlenen kadınlarda ve göç se- bebiyle kente gelmiş hanelerin genç kızları arasında gözlenmektedir.

Kadınların girişimcilikleri çoğu zaman göz ardı edilmekte ve sadece üretim boyutuyla ele alınmak- tadır. Bu önyargının ortadan kaldırılması gerekmektedir. Mutlaka kadınların pozitif ayrımcılık bakışıyla girişimcilikte teşvik edilmeleri, onlara yönelik örgütlerin daha fazla ve etkin bir biçimde desteklenmesi ön plana alınmalıdır.

Bütün üretici örgütlerinin (kadınlar tarafından kurulan ve kadınların ağırlıklı olduğu), etkin konuma getirilmesi için daha fazla destek sağlanmalıdır. Kadınlar erkeklerle aynı kooperatif içerisinde etkin ve karar alıcı konumda yer almalıdır.

Kadının toplumsal statüsünü,  girişimciliğini etkileyen en önemli unsurlardan birisi sosyal güvenlik kapsamı içerisinde yer alıp almadığıdır. Ülkemizde sosyal güvenlik kapsamında olmayan vatandaşların en yoğun olduğu sektör tarımdır.

Kırsal alanda istihdam edilen kadınların tamamına yakının tarım sektöründe  istihdam edilmekte, fakat  bunların hemen  hemen  tamamı Sosyal Güvenlik sisteminin dışında yer almaktadır. Sosyal güvenlik alanında var olan mevzuatın genel olarak tarım işçilerinin, özelde de kırsal alanda çalışan kadınların çalışma koşullarının farklılığını dikkate almamaktadır.

Mevsimlik, gezici ve geçici tarım işçilerinin kayıt altına alınmasındaki zorluklar ve bunların nasıl sigorta kapsamına alınacağı sosyal güvenlik yasalarımızda yer almamaktadır. Sosyal güvenlik uygula- ması bir vatandaşlık hakkı olarak görülmemekte ve bu konulardaki politikalar ise bu anlamda istikrarlı olmamaktadır.

Kırsalda doğal kaynak kullanımı konusunda kadınlar daha duyarlı olup, kadınlara bu yönde eğitim verilmesi, sorumluluk yüklenmesi doğal kaynakları korumada daha etkili olacaktır. Doğal kaynakların korunması açısından; kurumlar arasında doğal kaynakların korunması için koordinasyon eksikliğinin giderilmesi ve bakanlıklar ile üniversitelerin yürüttükleri çalışmaların pratiğe aktarılması mutlaka gereklilik göstermektedir. Ayrıca, doğal kaynakların korunmasına yönelik mevzuatla ilgili uygulama- larda cinsiyet dengesine yer verilmesi oldukça önemlidir.

Kırsal Alanda Kadının Güçlendirilmesi Eylem Planı, Ülkemiz için kırsal alanda yaşayan kadınların karşı karşıya olduğu öncelik arz eden sorunların çözüme kavuşturulmasını ve potansiyellerinin değer- lendirilmesini sağlamak üzere amaçlar, hedefler ve faaliyetleri içermekte ve 2012-2016 dönemini kapsamaktadır.

Eylem planında yer alan faaliyetler kırsal alanda kadına yönelik olup, herhangi bir sektörel politika için kısıtlayıcı ve bağlayıcı hükümler taşımamaktadır. Eylem Planındaki faaliyetler; sektörel politikaların kırsal alandaki etkinliğini artırmaya, sorunlara çözümler getirmeye ve kırsal alandaki kadınların farklılaşan ihtiyaçlarının gözetilmesine imkan vermek üzere belirlenmiştir.

 

 

 

 

Haber Arşivi için TIKLAYINIZ…